Samsun Ticaret Borsası
Kuruluş 1969

Samsun Exchange of Commerce
Since 1969

menü
 
 
 
  HAYVANCILIK
 

  Şap Hastalığı

Şap hastalığı çok eskiden beri bilinen çift tırnaklı hayvanlarda akut seyreden, ekonomik kayıplara neden olan, ülkeler arası canlı hayvan ve hayvansal ürün ticaretini etkileyen, çok bulaşıcı viral bir hastalıktır.

Özellikle kalkınmakta olan ve geri kalmış ülkeler için önemli bir tehdit unsurudur. Şap hastalığı ile mücadelede; bilgi, beceri ve mali desteğin yanısıra bir çok tedbiri de almak gerekmektedir. Aşılama şap hastalığıyla mücadelenin yalnız bir parçasıdır. Hastalığın kontrol altına alınmasında önemli bir yer tutmakta ve hastalığın eradikasyonu için de mutlaka gereklidir. Şap hastalığıyla mücadelede sürü bağışıklığı çok önemlidir. Bu da programlı ve çok dikkatli bir çalışmayla sağlanabilir. Şap hastalığının mücadelesi ve eradikasyonu oldukça zor ve çok pahalıdır. Aynı zamanda yıllar ile ifade edilen uzun zaman süresince gerçekleştirilebilir.

Ortadoğu ülkelerinde, bazı büyük çiftliklerdeki sığır sürülerinde yapılan şap aşılamalarından sonra yeterince bağışıklık oluşmadığı görülmüştür. Anadolu'da özellikle süt sığırcılığının yapıldığı çiftliklerde aşılamaların düzenli yapılmasına rağmen antikor seviyesinin yükselmediği veya yüksek antikor seviyesinin hızla düştüğü tespit edilmiştir. Bazı çiftliklerde yılda üç aşı yapıldığı halde hastalık çıkmış ve çok miktarda buzağı ölümlerine sebep olmuştur. Aşısız koyun sürülerinde, doğum mevsimi çıkan, şap hastalıklarında çok sayıda kuzu ölümleri görülür. Bazı durumlarda belirti olarak hastalık görülmemesine rağmen ani olarak hiçbir semptom görülmeden kuzu ve bir-üç aylık buzağı ölümleri olur. Bunlarda kalp kasında yapılan virus aramakla teşhis konulur.

Şap hastalığı ile mücadele stratejileri şöyle sıralanabilir.

1- Aşılama

2- Aşılama + Karantina (Türkiye'de uygulanan)

3- Kesim + Karantina

4- Kesim + Aşılama

Ülkelerin sosyo-ekonomik yapısına göre bu stratejilerden birisi uygulanır. Ekonomimizi menfi yönde etkileyen bu hastalık ile savaş ülkemizin içinde bulunduğu planlı kalkınma döneminde ele alınmış meselelerin başında gelmektedir.

ŞAP HASTALIĞI

Halkımız tarafından Tabak Hastalığı" da denilen şap hastalığı virus adı verilen çıplak gözle görülmeyen küçük canlılar tarafından meydana getirilen çift tırnaklı hayvanlara özgü bir hastalıktır. En duyarlı hayvan ırkı sığırlar olup. sıra ile domuz, koyun, keçi ve mandalar gelir. Vahşi çift tırnaklı hayvanlar da bu hastalığa duyarlıdır. Ayrıca duyarlılık hayvanın yaş ve cinsiyetine göre değişmektedir. Ölüm oram (mortalite) % 2-5 arası değişir ve ölüm genellikle genç hayvanlarda görülür. Bazı salgınlarda bu oran % 50'ye kadar çıkabilir.

Mortalitenin düşüklüğüne rağmen hassas hayvanlarda ölüm oram % 100'e yaklaşır. Süt. Et ve iş verimini düşürerek büyük ekonomik kayıplara sebep olur. Hastalık çok hızlı ve akla gelebilecek her vasıta ile yayılır.

Şap hastalığıyla bulaşık bölgelerde: Gebe sığırların kanındaki antikor titresi hem anne için hem de doğacak buzağı için önemlidir. Çiftliklerde iyi bir aşılama programı yaparak gebe ineklerin en uygun gebelik döneminde aşılanmasıyla, şap hastalığına karşı iyi bir antikor düzeyi oluşturmak mümkündür. Gebeliğin son dönemine giren sığırlarda sığırlarda antikor düzeyi düşükse şap hastalığına her an yakalanma riski vardır. bu durum doğacak yavru için çok daha büyük tehlikedir. Türkiye'de aşısız sığır ve koyunlardan doğan kuzu ve buzağılarda %70-100'e varan ölümler görülmüştür. Özellikle gebe olarak ülkeye sokulan ithal sığırlar için bu durum çok önemlidir. Ölümler hiçbir semptom ortaya çıkmadan, 2 gün ile 4 aylık yavrularda aniden şekillenmektedir.

BULAŞMASI :

Şap hastalığı hasta bir hayvandan diğerine direkt veya indirekt yol ile bulaşmaktadır. Hastalık çok hızlı olarak yayılmaktadır.

1-Direkt bulaşma

a- Hayvan hareketleri:Sağlam görülen hayvanların da virus taşıdıkları tespit edilmiştir. Özellikle mandaların ve koyunların uzun zaman virusu taşıdıkları ve gittikleri yerdeki hayvanlara hastalığı bulaştırdıkları tespit edilmiştir.

b- Hasta hayvanların sağlamlar ile teması sonucu gerçekleşir.

c- Hastalığı ateşli döneminde ayak ve ağızdaki vesikullerin yırtılması veya salva, idrar, gaita ve süt ile virusun etrafa saçılmasıyla enfeksiyon yayılır.

2- İndirekt bulaşma

Sağlam hayvanların kontamine materyal ile teması sonucu oluşur.

a- Hayvan sahibi ve bakıcılar.

b- Virus ile bulaşmış yem, yataklık ot ve su gibi kontamine materyal.

c- Enjektörle muayene ve tedavi amacı ile kullanılan alet ve malzeme.

d- Fare ve kuşlar.

e- Araba, kamyon ve tren gibi nakil araçları.

f- Ateşli dönemde kesilen hayvanların iç organları ile karkası

g- Hava yolu ile bulaşma : Virusun rüzgar ile bir bölgeden diğerine taşındığı kanıtlanmıştır.

h- Hasta hayvanların etlerinden yapılan hayvansal ürünler (salam,sosis)

r- Persiste enfekte hayvanlar (portör) virusu sağlam hayvanlara ulaştırmaktadırlar. Sığırlar yaklaşık 9 ay-2 yıl, koyunlar 9 hafta-11 ay arasında kendilerinde hiçbir hastalık belirtisi görülmeksizin enfeksiyonu etrafa bulaştırabilirler.

i- Suni tohumlama yolu ile (Enfekte sperma ve embriyo ile)

ii- Enfekte hayvanların sütleri ateşli dönemden önce ve sonra virus içerir. Böyle sütler buzağıları enfekte edebilir.
 

Geri Dön

DUYURULAR

 

Ana Sayfa | Borsamız Hakkında | Servisler | Şubeler | Bilgi Edinme | İletişim

Samsun Ticaret Borsası © 2006 Her Hakkı Saklıdır

Site Yönetimi | Kullanıcı Bilgilendirme | Telif Hakları

Created by
Tasarım Dünyası