|
İnsan ve
hayvanlarda Brusella genusu mikroorganizmaları
tarafından oluşturulan enfeksiyöz, genellikle
subakut ve kronik seyirli zoonoz bir
hastalıktır. Brusella cinsindeki etkenler, evcil
hayvanlarda önemli ekonomik kayıplara neden
oldukları gibi, enfekte hayvanların süt ve süt
ürünleri, hatta et ile insanlara da bulaştıkları
ve hastalığa neden oldukları için halk sağlığı
yönünden de önemli bir grubu oluşturmaktadırlar.
Brusella cinsi
mikroorganizmalar küçük, hareketsiz, sporsuz,
gram (-), kokobasil şeklinde olup, boyları 0.6 -
0.2 mikron, genişlikleri 0.3 - 0.5 mikron
arasında değişir. Seçici besiyerlerinde çok iyi,
sıvı besiyerlerinde yavaş ürerler. Bazı türleri
%5 - 10 CO 2 ' li ortama gereksinim gösterirler.
Brusella cinsi
içinde bulunan:
· B.
melitensis: İnsanlarda Malta humması
olarak bilinen hastalığın etkenidir. Başlıca
konakçıları, koyun, keçi ve yabani sığırlardır,
3 biyotipi vardır.
· B.
abortus: İneklerde yavru atmalara neden
olur. İnsanlarda Bang hastalığı etkenidir .
Serolojik ve biyoşimik reaksiyonlarla
birbirinden farklı, 9 biyotipi bulunur .
· B.
suis: Evcil domuzlarda hastalık yapar,
4 biyotipi vardır.
· B.
ovis : Koçlarda kısırlık , koyunlarda
yavru atmalara neden olur.
· B.
canis: İlk kez, A.B.D' de tazı
köpeğinden izole edilmiş olup, köpeklerde yavru
atmalara neden olmaktadır.
ETKENİN
DAYANIKLILIĞI
Brusella
mikroorganizmaları, güneş ışığı ve
dezenfektanlara karşı çok duyarlı olup, birkaç
dakikada aktivitelerini kaybederler. Karanlık
yerlerde doku ve uterus akıntısı içinde uzun
süre canlı kalırlar. Kokuşma sonu kısa sürede
ölürler, tüm brusella tipleri, pastörizasyon
ısısında 15 - 20 dk. da tahrip olurlar. Etken,
yapılan araştırma sonuçlarına göre tereyağında
dört ay canlı kalabilmektedir. Enfekte sütten
yapılmış beyaz peynir, salamura içinde üç ay
sonraya kadar kobayları enfekte edebilir ve beş
ay sonra reaksiyon verebilir özelliktedir.
Kültür, 0 o C 'nin altında uzun süre canlılığını
koruyabilmektedir. Etkenler, % 0.1 'lik sublime
de birkaç dakikada, % 2 'lik formol, % 1 'lik
lizol içinde 15 dakikada ölürler.
Brusellozis ,
dünyanın hemen hemen her yerinde evcil ve yabani
hayvan türlerinde görülür . Ülkemizde B. abortus
ve B. melitensis 'in yaygın halde bulunduğu
bildirilmektedir. Hastalığın inkubasyon süresi
deneysel infeksiyonlarda, gebe ineklerde 5-10
hafta içinde meydana getirilmiş olmasına rağmen,
doğal yolla Per Os oluşan enfeksiyonlarda ise bu
sürenin 33-230 gün arasında değiştiği
gözlenmiştir.
HASTALIĞIN BULAŞMA KAYNAKLARI
Brusellozis,
zoonoz bir hastalık olduğundan her zaman
hayvanlar insanlar için bir enfeksiyon
kaynağıdır. Meslek hastalığı olarak bilinen
brusellozis, veteriner hekimler, hayvan
tüccarları, mezbaha işçileri ve az gelişmiş
ülkelerde hayvanları ile aynı yerde bulunan
insanlar bulaşma ile her an karşı karşıya
bulunmaktadır. Bulaşma oranı entansif
yetiştiricilik yapılan bölgelerde daha fazladır.
Avrupa ve Rusya'dan damızlık sığır ve süt ineği
getirilen yerlere bu hastalık girmiş ve bu
hayvanlardan da çevreye yayıldığı bilinmektedir.
Hastalık etkeni, en çok gebe hayvanların uterus
içeriği, fötus ve fötal membranlarda
bulunduğundan bunlar hastalık kaynağı olarak
önemli yer tutarlar. Bulaşma, başlıca sindirim
sistemi, sağlam veya portantreli deri,
konjunktiva, çiftleşme ve sağım sırasında
memelerin kontaminasyonu yoluyla meydana gelir.
Son yıllarda vektörler üzerinde durulmakta,
hastalığın naklinde sinek, sivrisinek, tahta
kurusu, kene, pire gibi artropodalarla, yabani
tavşan, sıçan, fare gibi kemiricilerin de rolü
olduğu bildirilmiştir. Serçe, karga gibi
kuşlarında portör olabilecekleri, bizon, geyik,
dağ keçisi, ceylanlarda da enfeksiyon
görüldüğünden hastalığın yayılmasında rol
alabilecekleri bildirilmektedir.
Brusellozlu
ineklerin çoğu aborttan sonra haftalarca, hatta
aylarca sütleriyle mikrop çıkarırlar. Etkenin
sütle çıkışı periyodik olup, laktasyonun sonuna
doğru daha fazla sıklaşır. İneklerde, memeye
yerleşmiş olan etken devamlı veya zaman zaman
dışarı atılır. Doğumdan hemen sonra yani ağız
sütü ile takriben 200.000 / ml etken atılır.
Bazı ineklerin 7-9 yıl mikroorganizmayı
çıkardıkları saptanmıştır. Abort yapmış keçi ve
koyunlar, ilk 1-3 hafta içinde sütleriyle
periyodik olarak mikroorganizmayı çıkardıkları,
3 haftadan sonra tespit edilemediği
bildirilmektedir. Brusellozdan dolayı yavru atan
ineklerde abort tarihinden 30-40 gün sonra
etken, uterustan kaybolarak hayvanların
memelerine ve uterus yumrularına yerleşir.
Infekte analardan doğan buzağılarında efekte
oldukları, bunların 7 gün ile 16 hafta arasında
dışkılarıyla mikroorganizmayı çıkardıkları
saptanmıştır. İnfekte boğaların kan serumları
negatif reaksiyon verebilmesine karşın, bu
hayvanların spermalarından etken izole
edilebildiği gibi seminal plazmada da
aglütinasyon testinin pozitif olduğu
görülebilir.
İNSANLARA BULAŞMA
İnfekte
inek sütlerinin herhangibir pastörizasyon
işlemine tabi tutulmadan tüketilmesi, peynir
veya tereyağı üretiminde kullanılması önemli
infeksiyon kaynaklarıdır. Ülkemizde Güneydoğu
bölgelerimizde çiğ köfte yeme alışkanlığı,
önemli infeksiyon kaynaklarındandır. Peynir,
çökelek halinde bekletildiği zaman Brusellanın
yaşam süresi 3 aya kadar çıkar. İnfekte hayvan
gübresi kullanılan toprakta yetişen taze
sebzelerle de hastalığın bulaşabildiği
bildirilmektedir. İnsandan insana bulaşma ya çok
seyrek yada hiç görülmemektedir. Yaralı deriden
veya ağızdan alınan mikroorganizma önce en yakın
lenf yumrularına, oradan kana geçerek
kemikiliğine, eklemlere, sinirlere, beyine ve
özelliklede cinsel organlara yerleşerek hastalık
oluşturmaya başlar. İnsanlarda hastalık
belirtilerinin görülmesi halinde hemen bir
doktora başvurulması gerekir.
KLİNİK
BELİRTİLER
Sığırlarda
görülen başlıca klinik bulgular, yavru atma,
kısırlık, mastitis ve ateştir. Abortlar,
gebeliğin her döneminde olmakla birlikte, genel
olarak gebeliğin 6-8' inci aylarında meydana
gelir. İnsanlarda üşüme, dalgalı ateş ve
terleme, karın ve eklem ağrısı gibi belirtilerle
kendini gösterir. Ateş 40 o C' nin üstünde olup,
gebe kadınlarda düşüklere neden olur. Erkeklerde
orşitis sonu kısırlık şekillenir. Bazen ciddi
komplikasyonlar sonu hastalık ölümle
sonuçlanabilir.
HASTALIĞIN KONTROLU
Mikroorganizma
pastörizasyon ısısına hassas olduğundan,
gıdaların pişirilerek yenmesi, çiğ olarak
tüketilen sebze ve meyvaların etkenin duyarlı
olduğu dezenfektanlarla yıkanması gerekmektedir.
Hastalığın kontrolünde enfekte hayvanların
sürüden ayrılmaları, diğer hayvanların
enfeksiyona maruz kalmamaları açısından çok
önemlidir. En radikal önlemlerden biriside
hayvanların aşılanarak hastalığın kontrol altına
alınmasıdır.
Brusellozis'de
aktif bağışıklığı oluşturan aşılar, canlı
Brusella abortus S-19 aşısı ile canlı B.
melitensis Rev-1 aşısıdır. B. abortus S-19
aşısı, danalara ve erginlere uygulanan olmak
üzere iki ayrı aşı olarak mevcuttur. B. abortus
S-19, 4-8 aylık sağlıklı dişi danalara
uygulanır, en az 7 yıl koruma sağlar, erginler
ve erkeklerde kullanılmaz. Br. abortus S-19
ergin aşısı, 8 aylıktan büyük dişi sığırlara 24
ay ara ile iki kez uygulanır, en az bir yıl
koruma sağlar, aşısız ve gençken aşılananlarda
da kullanılabilir. Boğalara aşılamanın
öerilmemesinin nedeni, testislere yerleşmesidir.
Sürüdeki aşısız hayvanlar, infeksiyonda aşılılar
için tehlike oluştururlar denilmektedir.
B. melitensis
Rev-1 genç aşısı, 3-8 aylık sağlıklı dişi ve
erkek kuzu ve oğlaklara uygulanır, tek bir
aşılama yaşam boyu süren yeterli bir koruma
sağlar, erginlerde uygulanmaz. B. melitensis
Rev-1 ergin aşısı, 8 aylıktan büyük sağlıklı
dişi koyun ve keçilere 12 ay ara ile 2 kez
uygulanır.
PATOLOJİK MATERYALLERİN ALINMASI VE GÖNDERİLMESİ
ABORTE
OLMUŞ FÖTUS: Kokuşma olmamış aborte
fötus laboratuvara gönderilir.
SPERMA:
Boğalardan usulüne uygun olarak ve
aseptik koşullarda alınarak steril küçük
şişelere konur.
VAJİNAL
SVAB: Hayvanlarda yavru atımından sonra
6 haftalık periyod içinde izolasyon şansı
yüksektir. Vaginal akıntıları almak için
hazırlanan svablar, özel tüpüne konulduktan
sonra hemen laboratuvara gönderilir.
SÜT:
Şüpheli hayvanların meme başları
dezenfekte edildikten sonra her meme
bölgesinden, steril vida kapaklı tüplere, ilk
iki sağım süt dışarı atıldıktan sonra 15 - 20
ml. miktarında sağılır. Tüplerin ağızları
kapatılarak, soğuk koşullarda ve en kısa zamanda
laboratuvara gönderilmelidir.
Laboratuvar
muayeneleri için alınacak patolojik materyaller
aseptik koşullarda, steril kaplara konulduktan
sonra hemen gönderilmeli, bekletilecek olanlar
buzdolabında saklanmalıdır. |